Merakla Beklenen The Witcher Nasıldı?

Kitapları ve oyunlarıyla büyük bir hayran kitlesi elde eden The Witcher, Netflix aracılığıyla bu kez de dizi olarak karşımıza çıktı. Geralt rolünü Henry Cavill’in üstlendiği fantastik dizi, şimdiden 8,8’lik IMDb puanı ile Netflix’in en başarılı işlerinden biri. Uzun zamandır beklenen The Witcher’ı spoiler’sız olarak bu yazımızda inceleyeceğiz.

The Witcher Dizisi İnceleme - Geralt

The Witcher’ı Nasıl Bulduk?

The Witcher, ana karakterini kusursuz atmosferi içinde parlatan bir roman serisine sahipti. Kitapta bir yandan saray içindeki entrikalar ve politik oyunlar konu edinilirken, bir yandan da büyücülerin canavarlarla olan nefes kesici mücadelesini anlatılır. Geralt ise bu hikayede, tehlikeli canavarları ortadan kaldırması için eğitilmiş usta mutantların en iyisi olarak yer alıyor. Kılıcıyla korkusuzca gezinen Rivyalı Geralt, vicdani sorgulamaları ve inanılmaz yetenekleri ile hem okuyanları, hem de izleyenleri kendine hayran bırakıyor.

Bu ihtişamlı karakter için Henry Cavill, kusursuz bir seçim olmuş. Henry Cavill, Geralt’ın derdini bakışlarıyla anlatan gizemli halini çok iyi yansıtmış. Dizinin ilk bölümü, The Witcher evrenine alışmak ve Geralt’ı tanımak için oldukça başarılı. Nitekim The Witcher’ın bir canavarı haklamasıyla açılan sahne, dizinin gidişatı hakkında olumlu bir intiba bırakıyor. İlerleyen bölümlerde ise Geralt’ın yolu Renfri, Yennefer, Dandelion ve Ciri ile kesişiyor.

The Witcher’ın Zayıf Yanları

The Witcher Dizisi İnceleme - Yenefer

Dizinin mükemmel Geralt seçimini övdük ama yan cast seçimi çok başarısız. Geralt’ın en büyük aşkı, dizinin bel kemiği Jennefer’ı canlandıran Anya Chalotra’nın performansı çok sönük kalmış. Dizinin bir diğer günahı ise kesinlikle görselliği. Gülünç CGI’lar ve görsel efektler, zaman zaman sahnenin ciddiye alınabilirliğini engelliyor. Canavarlar, elfler ve fantastik karakterlerle çevrili bir dizide CGI kalitesinin ne kadar önemli olduğunu konuşmaya gerek yok. Bu nedenle görsel efektlerin bu derece başarısız olması dizinin en büyük talihsizliği. Tüm bu eksiklikler benim nezdimde düşük bütçe çatısı altında toplanabilir. Muhtemelen Henry Cavill için harcanan devasa bütçeden sonra yan cast ve görsel efekt için istenilen harcamalar yapılamamış. Ancak dizinin ilerleyen sezonlarda bu eksikleri kapatarak çok daha iyi bir noktaya evrileceğine inanıyorum.

Görsellikteki bu talihsizlik çok iyi ses desteği ile büyük ölçüde kapatılarak nihayetinde başarılı bir The Witcher atmosferi oluşturuyor. Dizinin müzikleri o kadar başarılı ki, The Witcher’la ilk kez bu dizi vasıtasıyla tanışan birini bile diziye bağlayabiliyor. Bunu sağlayabildikleri için yeri gelmişken dizinin bsetecileri Sonya Belausova ve Giona Ostinelli ye ayrı bir teşekkür etmek gerekir.

The Witcher özelinde konuşulacak son konu ise senaryosu. Senaryo çok bariz tutarsızlıklara sahip. Özellikle kaynak materyali çok güçlü olduğu olduğu için senaryodaki tembellikler kısa sürede göze çarpıyor. Geralt ile Yennefer aşkını geciktirmek için araya manasız bir Istredd ve Yennefer romansı yerleştirmek başarısız bir senaryo hamlesi. Bunun dışında ara bölümlerde konunun aksiyondan uzaklaşarak safi entrikaya dönmesi de kısa süreli kopmalara neden oluyor.

The Witcher 2. Sezonundan Neler Beklemeliyiz?

The Witcher Dizisi İncelemesi

The Witcher ilk sezonu, eksikleri olsa da umut vaat ediyor. 8 bölümlük sezon daha çok The Witcher evrenini tanıtma ve Geralt’a alışma sürecini kapsadığı için kitaplardaki majör aksiyonlara henüz yer verilmemiş. Bu haliyle bile büyük bir başarı elde ettiği için ikinci sezonda Netflix tarafından bütçe meselesi çözülecek gibi gözüküyor. Bu nedenle ikinci sezonda çok daha güçlü görsellik, bol aksiyon ve zekice senaryo beklemekte bir sakınca yok. Ancak The Witcher bu haliyle de kaliteli aksiyon sahneleri, ilgi çekici atmosferi ve Henry Cavill’in hayran bırakan Geralt performansı ile izlemeye değer.

Netflix’te izleyecek başka diziler arıyorsanız Netflix dizileri yazımıza göz atarak en iyi Netflix dizilerini inceleyebilirsiniz.

Yazar: Elif İşleyen

1999, İstanbul doğumlu. Halihazırda Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi'nde mimarlık okuyor ama okuduğundan daha uzun süredir yazıyor. Bir süredir sinema sektörüyle hemhâl.

Buna Da Göz At

The Vampire Diaries Dizisi Konusu ve Oyuncuları

Tüm zamanların en uzun ömürlü dizisi olan The Vampire Diaries, yayın hayatına 2009 yılında başladı. …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir